Haziran 18, 2021 0 Comment

Türkiye İnternet Ve Sosyal Medya Alışkanlıkları Raporu

We Are Social ve Hootsuite ortak çalışması sonucu Dijital 2021 raporunu yayınladı. Bu rapor, internet ve sosyal medya kanallarının kullanım verilerinin paylaşıldığı 42 ülkenin analizlerini yapmamıza olanak sağladı. Dijital 2021 raporu, dünya geneli internet ve çeşitli uygulamaların kullanım oranlarını bize sunarken, aynı zamanda diğer ülkeler ile Türkiye’yi karşılaştırmamızı, ülkemizin dünya ortalamasına göre dijital ağlardaki konumunu görmemizi sağladı. Dijital 2021 Raporunda Türkiye ve Dünyada İnternet ve Sosyal Medya Kullanımı Karşılaştırması yazımızdan, bu raporun ayrıntılarına ulaşabilirsiniz. Bu yazımızda ise, Dijital 2021 raporunun yanında ülkemiz için özelleştirilmiş olarak çıkarılan Dijital 2021 Türkiye raporunu inceleyeceğiz. İnternet ve sosyal medya kullanımı verilerinin dünya genelindeki ayrıntılarına, yukarıda bahsettiğimiz yazımızda değinmiştik. Burada da hatırlatmak ve Türkiye’nin durumunu daha iyi anlayabilmek için kısaca göz atalım.

Küresel Dijital Veriler

  • Dünya genelinde nüfusun %59.5’i internet kullanıcısı. Bu da 4.66 milyar insan yapıyor. Aktif sosyal medya kullanıcılarının oranı ise buna çok yakın. Nüfusun %53.6’sı, yani 4.20 milyar kişi, aktif olarak sosyal medyayı kullanıyor.
  • 2020 yılının Ocak ayında yayınlanan rapordaki verilere bakarak, bu yıl, internet ve sosyal medya kullanıcı sayılarının arttığını söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yıla kıyasla 2021 yılında 316 milyon kişi internet kullanmaya, 490 miyon kişi de sosyal medya kullanmaya başlamış. Bu sayılardaki artışta pandeminin etkisi olduğu da göz ardı edilemeyecek bir gerçek.
  • Facebook, YouTube ve Whatsapp, dünyada en çok kullanılan sosyal medya uygulamaları oldu. Günümüzde Instagram’ın pazar payı daha yüksek gibi görünse de bu veriler bize dünyada e-ticaretin büyük bir kısmının hala Facebook üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor. Hatta bu sıralamada İnstagram, FB Messenger’dan sonra en çok kullanılan platform olarak yer aldı.
  • İnternet kullanıcılarının %90.4’ü, online mağazaları ziyaret ediyor. Bu veri e-ticaret siteleri için oldukça önemli. Çünkü bu oran aslında direkt olarak müşteri potansiyellerini oluşturuyor. Fakat online alışveriş yapanların oranı %76.8. Bu da, insanların bir kısmının siteleri sadece ziyaret ettiğini, bazılarının ise alışverişi tamamlayarak kasaya gittiğini gösteriyor. Online satış yapanlar için iki oran arasındaki sayı, 2021 yılında kazanmaları gereken müşteri sayısı olarak hedeflere eklenebilir.
  • Dünyada kullanıcıların %33.9’u yeni markaları arama motorları sayesinde keşfediyor. Her ne kadar son dönemde internet ya da sosyal medya reklamda öne çıkmış olsa da televizyon reklamlarının marka keşfindeki payı da göz ardı edilemeyecek kadar fazla: %32.6. Bu oran, küresel ölçekteki online alışveriş sitelerinin reklam kampanyalarını tekrar gözden geçirmelerini gerektirebilir. Sosyal medya reklamlarının marka ismi duyurmadaki oranı ise %28.2.

Digital in 2021 Türkiye Raporu

Türkiye’nin 2021 Ocak ayı nüfusu 84.69 milyon. Bu sayının %77.7’si internet kullanıcısı. Yani 65.8 milyon insan aktif olarak interneti kullanıyor. 2020 yılına göre bu sayı 3.7 milyon arttı. Sosyal medya kullanıcılarının nüfusa göre oranı ise %70.8, yani 60 milyon kişi. Yine geçtiğimiz yıla göre bu sayı da 6 milyon artış gösterdi. Ülke nüfusunun 2020 yılına oranla sadece 806 bin kişi artmasına rağmen, internet ve sosyal medya kullanıcılarının bu oranda artması, yine Covid-19 salgınının etkilerini gösteriyor. Türkiye’de internet kullanıcıları nüfusunun internette geçirdiği ortalama süre 7 saat 57 dakika. Günlük uyku ihtiyacımızın 8 saat olduğu düşünülürse, bu sayı bize günlük uyuduğumuz kadar internette vakit geçirdiğimizi gösteriyor. buna kıyasla televizyon izleme oranımız daha düşük: 3 saat 13 dakika. Sosyal medyada harcadığımız vakit ise 2 saat 57 dakika. Bunun yanında müzik dinlemek için 1 saat 35 dakika, oyun oynamak içinse ortalama 58 dakikamızı ayırıyoruz.

Türkiye’de İnternet Kullanımı Verileri

Türkiye’de mobil internet kullanıcılarının sayısı 62.19 milyon. Bu kişilerin mobil internet kullanarak internette geçirdiği süre ise 4 saat 19 dakika. Yani ülkemizde internette geçirilen sürenin çoğu, mobil internet sağlayıcılarından karşılanıyor. Ülkedeki mobil internet hızı 34.79 megabit. Sabit internet hızı ise 28.89 megabit. İki sayı dünya ortalamasının oldukça altında. Web trafiğinin %70.5’i mobil cihazlardan sağlanıyor. %27.8’i ise masaüstü ya da laptop bilgisayarlardan. En çok kullanılan üç browser ise Chrome, Safari ve Firefox. En yüksek paya sahip olan Chrome, %75’lik bir oranla web trafiğini elinde tutuyor. Semrush’ın Aralık 2020 tarihine ait verilerine göre Türkiye’de en çok trafik alan ilk beş site; google.com, youtube.com, hürriyet.com.tr, sözcü.com.tr ve eba.gov.tr. 1 Ocak-31 Aralık 2020 tarihi arasında Google’da en çok aratılan sorgular ise şu şekilde: Hava durumu, Youtube, Son dakika, Eba ve çeviri. Bu sıralamalarda ilk 20 sorgunun içinde coronavirus ya da salgına dair hiç bir aramanın bulunmaması da dikkat çekiyor. İlginç verilerden biri de online arama alışkanlıkları tablosunda karşımıza çıkıyor. Türkiye’de internet kullanıcılarının %49.3’ü sesli arama özelliğini kullanarak internette arama yapıyor. Bu bilgi bize, internetin artık Z kuşağına hitap etmeye başladığını gösteriyor. Yine bu tabloda, sosyal medyayı marka araştırmasında kullananların oranını görüyoruz: %54.5. Online satış yapan sitelerin ya da mağazaların bu veriyi göz ardı etmemesi gerekiyor.

Türkiye’de Sosyal Medya Kullanımı Verileri

Ülkemizde 60 milyon kişi aktif sosyal medya kullanıcısı. Yani nüfusumuzun %70.8’i. Bunlardan 59.1 milyonu ise sosyal medyaya mobil telefonları sayesinde erişiyor. Bu veriler aslında, toplumun ne kadarlık bir kesiminin sosyal medyaya kolayca ulaşabildiğini gösteriyor. Son yıllarda iletişim ve etkileşim ağlarının insanların bu kadar yanında ve ulaşılabilir olması, ticaret ve reklamcılık sektörlerini köklü bir değişime itmiş durumda. Aslında e-ticaretin bu kadar genişlemesinin sebeplerinden biri de bu diyebiliriz. Pazarlamacıların sosyal medyadaki reklamlarla ulaşabilecekleri kitlenin yaş ve cinsiyete göre dağılım tablosunda müşteri potansiyelinin çoğunluğunu erkekler ve 18- 54 yaş aralığındaki insanlar oluşturuyor. Reklam kampanyalarında, hitap edilecek kitlenin özelliklerinin bilinmesi, kullanıcıya dönük pazarlama yapabilmenin en önemli adımlarından biri. Türkiye’de insanlar, sosyal medyada günlük ortalama 2 saat 57 dakika vakit geçiriyorlar. Kişi başına düşen sosyal medya hesabı sayısı ise 9.4. Yani her internet kullanıcısının ortalama 9 farklı hesabı bulunuyor. Sosyal medyayı iş amacıyla kullananların oranı ise %47. Sosyal medya platformlarından en çok kullanılanlar YouTube, Instagram ve Whatsapp. Türkiye’de internet kullanıcılarının %94.5’lik bir kısmı YouTube kullanıyor. Müzikten yemek tarifine, podcastten filmlere her türlü içeriği burada bulabildiğimiz için, aslında bu sayılar beklediğimiz düzeyde. Dünya genelindeki kullanımlara göre verilerin burada değiştiğini görüyoruz. Facebook, 4. sıraya gerilemiş. Yani Türkiye’de online işletmelerin sosyal medyadaki yüzü genellikle Instagram diyebiliriz. Telefonlarda en çok kullanılan iletişim aracı Whatsapp oldu. Ayda ortalama 15 saati Whatsapp’ta mesajlaşmak ve konuşmak için harcıyoruz. Instagram’da geçirdiğimiz süre ise 19.7 saat. Bir diğer tablo ise aslında TV alışkanlıklarımızın nasıl değiştiğini açıklıyor. Youtube’ta geçirdiğimiz aylık süre 18.8 saat. İkinci sırada, son yıllarda popüler hale gelen dizi-film izleme platformu Netflix var. Burada da 8.3 saat vakit geçiriyoruz. Pandemi dolayısıyla film sektörünün yavaşlaması, bilgiye anlık olarak ulaşmak istememiz ya da bize sunulandan ziyade kendi seçtiğimiz içerikleri izleme isteğimiz, bu verileri oluşturuyor. Ülkemizdeki birçok insan kablolu TV yayınlarını izlemeye devam etse de diğer çevrimiçi film izleme platformlarını da kullanıyor. Bu yüzden bu veriler bize habercilik ve film sektörünün gidişatı hakkında bir yol gösteriyor. Sosyal medya verilerini genel olarak özetledik. Şimdi de platformlar özelinde verilere kısa kısa bakalım.

Facebook

  • Türkiye’de 30 milyon Facebook kullanıcısı bulunuyor. Bunların %34.2’si kadın; %65.8’i erkeklerden oluşuyor.
  • Facebook kullanıcılarının %85.7’si yalnızca mobil telefon kullanarak erişim sağlıyor. Hem telefon hem de bilgisayar kullananların oranı ise %12.8
  • Facebook’ta insanlar hayatlarında ortalama 1 sayfayı beğeniyorlar. Aylık ortalama 30 gönderiyi beğeniyor, 3 tanesine yorum yapıyorlar. Video ve görsel paylaşımı yapan sayfaların etkileşimleri daha yüksek.

YouTube

  • Google’ın YouTube’daki reklamlar kullanılarak ulaşılabileceğini bildirdiği potansiyel kitle 50.6 milyon. Bu sayının %50.8’ini erkekler, %49.2’sini ise kadınlar oluşturuyor.
  • 2020 yılında en çok arama; remix, şarkılar, Enes Batur, Dila Kent ve Tik Tok üzerine yapıldı.

Instagram

  • Instagram’ın ülkemizde 46 milyon kullanıcısı bulunuyor. Bu sayı 2019 yılındaki kullanıcı sayısına göre %4.5 arttı.
  • Kullanıcıların %57.8’i erkek, %42.2’si ise kadın.

Facebook Messenger

  • Facebook’un mesajlaşma uygulaması olan Messenger’ı Türkiye’de 21 milyon kişi kullanıyor. Bu sayının %67.6’sını erkekler, %32.4’ünü de kadınlar oluşturuyor.

LinkedIn

  • Bir iş platformu olmasına rağmen ülkemizde kullanıcı sayısı oldukça az: 9.8 milyon. Bu sayı geçen yıla oranla 300 bin kişi artış göstermiş.
  • Bu platformda erkek kullanıcıların sayısı kadınların neredeyse iki katı. Erkek kullanıcılar %67.5’lik bir orana sahipken, kadınlar %32.5 oranında LinkedIn’i kullanıyor.

Snapchat

  • Fotoğraf ve video paylaşım ağı olan Snapchat, Türkiye’de 11.1 milyon kullanıcıya sahip. 2019 yılından sonra bu sayı 1.4 milyon artış gösterdi.
  • Bu platformda ise kadın kullanıcılar yoğunlukta. Erkeklerin oranı %29.3, kadınlarınki ise %68.9.

Twitter

  • Bu platformun ülkedeki kullanıcı sayısı 13.6 milyon. Geçtiğimiz yıla oranla 120 bin kişi daha Twitter’a katılmış.
  • Kullanıcılarının %86.6’sı erkeklerden, %13.4’ü kadınlardan oluşuyor.

Türkiye’de Mobil Kullanımı Verileri

Ülkemizde 76.89 milyon mobil cihaz kullanıcısı bulunuyor. Bu cihazlardan %88.4’ü mobil internet özelliğine sahip. Ülkenin genel mobil bağlantı indeksi puanı 67.13. Mobil ağ altyapısı indeksi ise 80.64. Web trafiğinde Android işletim sistemi, %83.9’luk bir pay ile yoğunluğu elinde tutuyor. Apple IOS cihazlardan kaynaklanan web trafiğinin payı ise %15.7. Yani Apple her ne kadar popüler olsa da hala pazarda Android’in etkisi büyük. Mobil uygulamalardan mesajlaşma uygulamalarının kullanım oranı %96.1. Sosyal ağ uygulamalarının oranı ise %96.3. Video uygulamalarının kullanımı %87.1. Müzik uygulamaları ise %61.1’lik bir oranla mobil cihazlarda kullanılıyor. Telefonlar, ülkemizde çoğunlukla video görüşmeleri yapmak için kullanılıyor. İnternet kullanıcılarının %60.8’i, cihazlarını bu şekilde kullanıyor. Kullanıcıların %26.4’ü telefondaki içeriği televizyonda yansıtarak izliyor. Telefonlarını QR kodu taramak için kullananların oranı ise hiç de az değil: %43.9. Yine internet kullanıcılarının %14.8’i de, Samsung Pay, Apple Pay gibi mobil ödeme servislerini kullanıyor. Aylık aktif kullanıcısı en fazla olan 4 uygulama, Facebook şirketine ait. İlk sırada Whatsapp var. Daha sonra Instagram, Facebook ve Facebook Messenger geliyor. Beşinci sırada ise Twitter var. Bir alışveriş sitesi olan Trendyol’un bu sıralamada 6. olması aslında pazardaki payının bir göstergesi. Pubg Mobile ise 2020 yılında en çok oynanan oyun oldu.

Türkiye’de E-Ticaret Verileri

Türkiye’de herhangi bir finansal ürün ya da hizmete sahip ve bunları kullanan 15 yaşından büyük nüfus aralığının % 68.6’sının bir finans kurumunda hesabı var. Yine bu nüfusun %41.6’sı kredi kartına sahip, %36.2’si de faturalarını online ödüyor ve internetten alışveriş yapıyor. İnternet kullanıcılarının %89.5’i online alışveriş sitelerini ziyaret ediyor ve %75’i ürünleri satın alıyor. %68.5’i internet alışverişi uygulamalarını telefonlarında kullanıyor. Sitelerin ziyaret oranları ile tamamlanan alışveriş oranlarının farklı olması, ziyaretçilerin beğendikleri ürünleri almadan ayrıldıkları anlamına geliyor. Yani aslında internet kullanıcılarının %90’ı potansiyel müşteri fakat %75’i gerçekten alışveriş yapıyor. Geriye kalan %15’lik kısım, aslında yeniden kazanılması gereken müşterileri oluşturuyor. Böylece, “ürününü sepette unuttun” bildirimleri ya da baktığı ürünü başka sayfalarda da karşısına çıkarıp hatırlatan Google reklamlarının önemi ortaya çıkıyor. Yaş gruplarına göre bir önceki ay online alışveriş yapanların oranları birbirine çok yakın ve genelde %70 ve üzerinde seyrediyor. Yine de internetten en çok ürün satın alan yaş grubu 35-44 yaş aralığı. Burada aslında e-ticaretin her yaştan insana hitap ettiğini görüyoruz. Bu veri pazarlama ve reklam faaliyetleri için oldukça kullanışlı. Kategoriye göre e-ticaret harcamaları verilerine baktığımızda en fazla miktarda parayı seyahat ve konaklama için ayırdığımızı görüyoruz: Yıllık 5.79 milyar dolar. 2019 yılına göre %53.3’lük bir düşüş oldu bu kategoride. Moda ve güzellik için ayrılan pay daha düşük: 4.72 milyar dolar. Yine 2019 yılının verilerine göre +42.5 oranında bu sektöre harcadığımız para miktarı arttı. Bu veriler aslında e-ticaret sektörünün neye yönelmesi gerektiğini, hangi kategorilere yoğunluk vermesi gerektiğini gösteriyor. Google alışveriş verileri en çok yapılan sorgular listesinin ilk dördünde mobil sektör var. Arama kelimeleri ise şöyle: Samsung, Iphone, Xioami ve Telefon. Beşinci sırada ise Trendyol var. Son birkaç yıldır Türk online alışveriş sitesi olan Trendyol, hem yelpazesini genişletti hem de online alışveriş dendiğinde akla ilk gelen sitelerden biri haline geldi. Bunda, pazarlama ve reklamcılık stratejilerinin yanında güvenli bir satıcı-alıcı ilişkisi kurmasının da etkisi büyük. Bu sıralamada olan online mağazalar da aslında küçük işletmeler için birer yol gösterici olarak görülebilir. İnternet üzerinden tüketim malları alan kişi sayısı ülkemizde 37.2 milyon. Bu ürünler için harcanan yıllık para miktarı ise 11.30 milyar dolar. Tüketim malları özelinde e-ticaretin yıllık büyüme oranı ise %43.1. Yine pandeminin etkilerini burada da görüyoruz. Bu oranın artmasındaki en büyük etkenin evlere kapanmak ve online yiyecek alışverişi yapmak olduğu aşikar. Hala evlere servis konusunda tereddüt yaşayan ya da yeterli önemi vermeyen işletmelerin göz ardı etmemesi gereken bir veri. E-ticaretin hayatımızdaki etkilerini dijital ödeme verileriyle de görüyoruz. Türkiye’de 34.45 milyon kişi, alışverişlerini dijital ortamda ödeyerek yapıyor. Bu işlemler için harcanan tutar ise yıllık toplam 34.68 milyar dolar. Online yemek siparişi için harcanan tutar 2019 yılına oranla %28.1 artış gösterdi. 2020 yılında harcanan tutar ise 853.3 milyon dolar. Bu servisleri kullanan kişi sayısı ise 18 milyona yakın. Gıda sektörünün bitmek bilmeyen bir pazar olduğu bir gerçek. Fakat burada yükselebilmek, güvenilir ve bilinen bir marka olabilmek için her yılın değişimlerini iyice gözlemleyip bunlara ayak uydurmak çok önemli.

Türkiye’de Dijital Pazarlama Verileri

Türkiye’de hala televizyon reklamları, internet reklamlarından daha fazla pay alıyor. Fakat oranlar sanıldığı kadar birbirinden uzak değil. Yeni marka keşiflerinin %42.2’si televizyon reklamları üzerinden yapılırken, %41.6’sı sosyal medya ve arama motoru reklamları sayesinde oluyor. Bu üç kanalın bu kadar başabaş gitmesi, aslında ileride aralarında belirecek uçurumun habercisi olabilir. Neredeki reklamlara ne kadar önem vereceğinize doğru karar vermeniz gerekiyor. Marka araştırmasında öne çıkan kanallar arasında ilk sırada arama motoru var. Daha sonra sosyal ağlar, ardından da marka ve ürün siteleri geliyor. 2020 yılında, ülke olarak dijital reklamlara toplamda 695.8 milyon dolar harcadık. Bunun yaklaşık üçte biri dijital arama ağı reklamlarına, yine üçte biri de sosyal medya reklamlarına ayrıldı. 2019 yılına oranla sosyal medya için ayrılan reklam ödemeleri oranını %6.5 arttı. Dijital 2021 Türkiye raporundaki tüm veriler, bize aslında dijital dünyada azımsanamayacak bir potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. dünyada kendini bu sektörlerde geliştirmiş ve başarıya ulaşmış ülkelerin faaliyetlerini takip etmeli ve kendimizi onlarla karşılaştırarak eksik yönlerimizi görmeliyiz. Teknolojiyle kolayca bağ kurabilen, kullanmaktan ve hayatımızda yaygınlaştırmaktan korkmayan bir toplum olmamızın avantajlarını, bu sektörlerde kullanmalıyız.

Post Comment